İç piyasa unutuldu: Donuk üründe 10 bin tonluk ihracat kotası, 50 bin tona çıkarıldı
Türkiye’de yapboz tahtasına dönen tarım ve ihracat politikalarının son kurbanı beyaz et sektörü oldu. Mayıs 2024 yılından bugüne dek süren ihracat kısıtlamalarının ardından nihayet kota artışına gidilse de, sektörün aldığı ağır yara tazeliğini koruyor.
EKONOMİ gazetesine yer alan habere göre sektör temsilcilerinin açıklamaları, iç piyasada zaten karşılığı olmayan donuk ürünlerin depolarda çürümeye terk edildiğini ve kısıtlamalar yüzünden devasa bir stok krizinin yaratıldığını gözler önüne seriyor.
İhracat kotasının artırılmasıyla ürünlerin dövize çevrilme umudu doğsa da, sık sık değişen kuralların Türkiye’nin dış pazardaki güvenilirliğine vurduğu darbenin telafisi oldukça zor görünüyor.
Fason üretici plansızlığın kurbanı oldu
Getirilen akıl dışı kısıtlamalar, yalnızca dev entegre tesisleri değil, sistemin en kırılgan halkası olan fason üreticileri de adeta iflasın eşiğine getirdi. Türkiye Beyaz Et Üreticileri Birliği Başkanı Abdullah Koç’un paylaştığı tablo, üreticinin nasıl yalnız bırakıldığını özetliyor. Son 1,5 yılda girdi maliyetleri yüzde 80 gibi korkunç bir oranda artarken, satış fiyatlarının yerinde sayması sektördeki plansızlığın faturasının doğrudan üreticiye kesildiğini kanıtlıyor. İhracat yasağıyla suni bir arz fazlası yaratılırken, Ocak 2025 fiyatlarına mahkum edilen üreticinin hayatta kalma mücadelesi görmezden geliniyor.
Zarar büyüdükten sonra gelen stok eritme hamlesi
Türkiye’nin yıllık 2 milyon 800 bin tonluk devasa bir üretim kapasitesi bulunmasına rağmen, bu potansiyel yanlış stratejilerle heba ediliyor. Has Tavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer’in vurguladığı üzere, üretimin can damarı olan yüzde 20-30’luk ihracat payının kısıtlanması, sektöre sadece ağır bir stok maliyeti yüklemekle kaldı. Üreticinin finansman kaynağı kesilince, mecburen üretim de kısıldı. Fiyat istikrarının üretimi baltalayarak değil, artırarak sağlanabileceği gerçeği ancak sektör boğulma noktasına geldiğinde anlaşıldı.
Uluslararası pazarda sarsılan itibarın telafisi zor
Aylık kotanın 10 bin tondan 50 bin tona çıkarılması sektöre sadece “kısa süreli bir suni teneffüs” sağlıyor. Ege Su Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Bedri Girit’in de dikkat çektiği gibi, asıl enkaz uluslararası arenada yaşanıyor. Kotaların ve anlık yasakların, Türkiye’den uzun vadeli alım yapmak isteyen yabancı müşteriyi kaçırdığı çok açık. Depolarda 100 bin tonun üzerinde ürün birikene kadar bekleyen irade, yatırımcının önünü tamamen kapatmış durumda. Artan maliyetler ve ortadan kalkan öngörülebilirlik yüzünden mevcut tabloda hem üretici hem de tüketici sistemin en büyük mağdurları olarak baş başa bırakıldı.
The post İç piyasa unutuldu: Donuk üründe 10 bin tonluk ihracat kotası, 50 bin tona çıkarıldı first appeared on Kilis Egitim.