İzmir’deki barajlar, bu yıl ocak ayından itibaren etkili olan yağışlarla doluluk oranlarında önemli bir artış göstermeye devam ediyor. Kentin su ihtiyacını karşılayan Tahtalı Barajı, aktif doluluk oranını %54,37’ye çıkardı. Diğer barajlarda da benzer bir yükseliş gözlemleniyor; Balçova Barajı %97,6, Gördes Barajı %41,56, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı %78,48 ve Ürkmez Barajı %97,96 seviyelerine ulaştı.
Prof. Dr. Doğan Yaşar, TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu üyesi olarak yaptığı açıklamada, “2008 yılı son 60 yılın en kurak yılıydı, onu 2009’daki yağışlar izledi. Her kurak yılı, ardından gelen bol yağışlı yıllar takip etmişti. Bu yıl yine rekorlar kırılmakta. Temmuz ayından itibaren Süper El Nino etkileri görülecek ve sonbaharda ciddi yağışlar bekleniyor. Belki de 2026, son 80 yılın en yağışlı yılı olacak” şeklinde konuştu.
Gördes ve Tahtalı barajlarındaki su seviyelerinin İzmir’in 2 yıllık su ihtiyacını karşılayacak seviyeye ulaştığını belirten Prof. Dr. Yaşar, “Tahtalı Barajı’nda 1 Ocak’tan bu yana su seviyesi sürekli artış gösteriyor. Bu tür bir yükseliş geçmişte hiç görülmedi. Baraj 1996 yılında kuruldu ve 30 yıl boyunca ilk kez bu şekilde kesintisiz artış kaydediliyor. Gördes Barajı’nda ise su seviyesi %10’un altındayken, bugün %40’ın üzerine çıktı” dedi.
Su yönetiminin önemine de dikkat çeken Yaşar, “Yağışların miktarından çok, suyu nasıl yönettiğimiz önemli. Türkiye’de su sorunu değil, su yönetimi sorunu var. Kuraklık ve yağışlı dönemlerin döngüsü düzenli bir şekilde devam ediyor. İzmir’deki barajların su kapasitelerinin artırılması gerekiyor. Ayrıca Çiğli arıtma tesisinden çıkan suyun tarımda yeniden kullanılabilmesi için çalışmalar sürdürülmeli. Bu şekilde, yer altı su kaynaklarını koruyabiliriz. Sorun yağmurda değil, suyun etkin yönetiminde” ifadelerini kullandı.